Tanrı Tikky'i Yarattı!

Bugün oturup bir arkadaşla para pul,araba ve rus kızlarından konuştuk...Yazın nerde ne yaptık kimlere vur kaç yaptık normal bir erkek sohbeti derken bir kolay yoldan para vurma efsaneleri furyası başladı onda bir hikaye bende bir hikaye
- yaw bizim bir arkadaş var babası şöle şöle diye.....
baba parası yiyenlere imrendik bir an kendimizi kaybettik.Gerçekten hayata 1-0 önde başlamak nasıl bir hissiyattır acaba?Bırak 1-0'ı 5-0 başlıyorlar resmen ilahi adalet!Ben iş güç ararken caddedeki piçlere otobüs camlarından küfür sallamak ne tuhaf...Sanki zenginlik suçmuş gibi nasıl olduysa oldu benim bu durumumu seçmediğim gibi adamda zenginliği seçmemiştir yani öyle doğmuş ne istese önüne konmuş şımarmasında ne yapsın?altındaki araba 2.viteste kadran 100'ü görüyosa onun günahı ne?Her zaman sövüp saydığım tikkylere bir de bu açıdan yaklaştım.Ağızları bozuk her kelimeyi 3-5 saniyeye yayarak konuşmalar sonu -can ile biten isimler(berkcan-azizcan vs...Özcan hariç ) farkında değiller tuhaf olduklarının bizimle aynı havayı solumuyolar kesinlikle farkının farkında değil!
Akşam anahaber bültenlerini izlemesi kafi belki Türkiye'deki insanların neler yaşadığıyla ilgili bir fikri olması ve aradaki farkı yada uçurumu görmesi için ama o saatlerde evvelsi gece sabaha karşı alkollü yattığından yeni uyanmış ve tekrar dışarı çıkmak için hazırlanmakla meşgul....Her uyandığında kaderine sövmüyor ki,gitmesi gereken bir işi yada kalmaktan korktuğu bir dersi yok ki :)
Gerçekten güldüğüme bakmayın hayal dahi edemiyorum böyle bir yaşamı,olurda cennete filan gidersem öbür tarafta(direkt olmasa bile bir süre cehennemde yandıktan sonra) heralde anca orda kavuşurum böyle bir rahatlığa.Bu dünyanın şartları bu kadar mı değişken olur daha en başından yaradılıştan...
İlerde şansım döner multi zengin olursam benim ufaklıkta böyle mi olur ki?...

Psikolog

<<Çoğu kez böyle olur...Uyanırsın ve hayatın aslında hiç te sana göre bir yer olmadığını farkedersin.Önünde bomboş bir gün vardır herkes gülümseyerek günaydınlar yapıştırırken üst üste içinden hass...tirin lan ordan diyesin gelir...İçinden geçeni yüzünden okuyan bazıları "ne o sol tarafından mı kalktın bugün?" der.Sende gülümseyerek içinden aynı şeyi tekrar etmeye devam edersin...Karma felsefesine çok inanmam ama içinden bunu tekrarlaya tekrarlaya hakkaten günün bok gibi geçer ve o bok daha sıcaklığını kaybetmeden gün içinde patır patır daha çokçası üst üste yığılır...>>

İşte böyle bir günde sevgilimle telefonla konuşurken ağzımdan kaçtı ve


"hiç iyi değilim"

" ne dedin?"

"yok bir şey..."

"yok yok bişi dedin sen söyle hadi"

"sadece iyi değilim dedim..."


ilgili bir tavırla devam ederken asıl şikayetçi olduğum şeyin kendisi olduğunu ona nası söyleyebilirdim ki...Zırt pırt kavgalardan baydım artık hayatımın kibarcasını anlatmaya çalışırken usul usul dinledi dinledi dinledi ve dedi ki;

"psikologa görünmeni tavsiye ederim hayatım ciddiyim. ne dersin"

ne diyicem götümle gülerim diyemedim tabi sadece ağzımla yetinerek cevap verdim.

"gülme ya ciddi söylüyorum sıkıntı yaptın sen bu aralar kendine"

konuyu toparlamak olsun diye neyse boşver dedim hay ağzıma sıç....m.Vay efendim söyleye söyleye bunu mu söylemişim tatlı söz etmezmişim oooooooo bir de onu dinledim.Benim içimde o sıçmalar dörde beşe katlandımı telefon başında yüzümde hala bir gülümsemeyi zorluyorum.Haklısın hayatım haklısın ben öküzün tekiyim gerçekten seni nası haketmiyorum nası layık olamıyorum ben sana tarzında bişiler toparlamaya çalıştım ama o kadar ezbere cümleler söyledimki yapmacık olduğunu anladı ve en nihayetinde telefonu kapattı.Gece gece iki misli daha cinlerim tepeme zıpladı -has....tir ordan kaltak sen git psikologa ilgi budalası psikopat dünyanın merkezini iki bacağının arasında sanan geri zekalı!!! Diyemedim tabi nası derdim o kadar iyi kalpli beni dinleyen beni anlamayan çalışan güzel sevgilime...

ÇarpıX İlişkiler

Ne acı yazılan bütün kelimelerin hiç birinin kafi gelmeyişi,birden fazla kişiyi aynı anda sevmek hem de hepsi birbirinden bu kadar farklıyken.yalnızlık en büyük kafa karışıklığı kendini dinleme palavrası daha ne kadar böyle gidebilir.Geçenlerde bir arkadaşım beni rahat bırak dertlerimi anlatmak istemiyorum bu son derece kişisel kendimi dinleyerek çözmeliyim dedi.komik,saçma kendini dinlemek diye bir şeyin varlığına hiç inanmam ben.Ben nezaman kendimi dinlesem orospuluk yapar kalbim bir öyle der bir böyle aklımsa çoğu zaman başka işlerle meşguldür.Bu nedenle spontane gittiğine inanırım hayat denen şeyin en azından benim hayatımın.Kadere ve tesadüflere inancım sonsuz hoş ikisini bir anda sevmeniz biraz imkansız birinin varlığı diğerini inkar eder benim ki hem İsmail Bülent Ersoy’u hem İsmail Yk’yı sevmek ve beraber kabul etmek gibi…(gerçi bu iki yan yana gelmez şeyler için verdiğim örnek kısa zamanda Bülent Ersoy ve İsmail Yk’nın aynı yarışma programında buluşmasıyla kendini imha edebilir ama olsun)
Aşk acısı çekiyorum uzun zamandır hem de hiç yaşamadığım bir aşkın acısı yıllar önce sanırım lisedeyken bir kız vardı böle hanım hanım pıtırcık bir şey al evlen yani öle kafa dengi hem deli dolu hem aile ortamına uyum sağlayabilecek o zaman tutuk zamanlarımı yaşıyorum platonik zamanlarım konuşamadım tabi hani hep etrafındasındır da aslında uzaksındır aynen öyle boktan bir durum benimki.Lise bitti kaybettim tabi ben bunu iyi de oldu bir bakıma sonra üniversite sondayken bu beni buldu bir şekilde görüşelim dedi.Görüştük saatlerce sevgilisini anlattı iyi gayet soğuk kanlılıkla dinliyorum filan sora msnlerimizi aldık verdik geceleri sabahlıyoruz sonra eski defterler açıldı baktım bana karşı boş davranmıyor sevgilsi olduğunu unutmuş gibi konuşuyor aynı anda bi kaç kişiyle çıktığından daha önce bahsetmişti ama çok masumane ( en azından benim için hala masumane bir kızdı) benimde hoşuma gidiyor küllerimden tekrar yaktı beni sanki bende delikanlılık iplerini filan saldım alayına üstüne gidiyorum konunun ne var ne yok o zaman neler hissederdim onun için şimdi yaşıyormuş gibi anlatıyorum.Bir iki defa daha gizli kaçak görüştük bir gün geldi arabayla fazla vakti yokmuş bir yere gidemedik çekti arabayı bir yere oturuyoruz havadan sudan konuşuyoruz sonra böyle kelimelerin bittiği bir an yaşandı bön bön birbirimize bak bak bak bir anda öpüşmeye başladık yılların acısını çıkartıyorum ama görmeniz lazım yedim resmen.Sora yani bayağı bir sonra dönüp demez mi “ay ben şimdi sevgilimi aldatmışmı oldum?” “günaydın” dedim her neyse sonra bir anda görüşmeyi kesti vicdan azabı olsa gerek…Haklı diye düşündüm görüşmeme isteğine karşı saygı gösterdim düşmedim peşine zaten bunları yaptıktan sora o lisedeki kız gözümden silinmişti bir anda…Ama yakın zamanda tekrar buldu beni bende malım zafım var tutamıyorum kendimi bas git kızım işine diyemiyorum ben geldim diye çıkıyor bir yerlerden bende kollarımı açıyorum yine etti bıraktı kafamın içine oooofff offfff

Bir Açılış

Yazmaya yeni başladığımda sayfalarca salak saçması fiillerle dolu cümleler daha ilk başladığında yaşayan karakterler olmadığını anlamıştım.Sırf örnek olsun diye verilen isimleri,belkide daha kolay cümle yazayıp diye ipek teyzeyle,manav Ali amcayla gıcık kuzenim Kaya ile özdeşleştirirdim.Yıllar geçti sokağımızın başına bir internet cafe açıldı o zaman dedimki bu makineden kesin bende olmasa lazım henüz sene 1997 filandı ve o makina bana gelene kadar bayağı para yedirdim o cafeye (ki çoğu zaman fişimi yırtıp "abi buraya fiş kesmedin" diye masa değiştirerek bi kaç saat ödemediğim halde)Bizim oğlan ders çalışıyor amcası bilgisayar aldım bir de ona görme bütün gün kalkmıyo başından dendiği sıralarda sevimli bir tebessüm takınır ve nezaman annem elinde çaylarla içeri girecek ve bu üzerimdeki yalancıktan aferim dolu bakışlar kalkacak diye beklerdim.Ama hakkını yememek lazım yıllar onlara da çok şey öğretti artık cümle alem biliyor ki ben o saatlerde hiç bir zaman ders çalışmadım.Şimdi bütün hayat hikayemi seninle paylaşmayacağım sadece kafama takılan bir kaç bir şey üzerine yazılar paylaşıcam (aman da aman ) sizde yorum filan yazarsınız öyle yuvarlanır gideriz.Hepmize hayırlı ve de uğurlu filan olsun hadi bakalım...